Gazi Mahallesi’nde sergi var!

Adalet Erbudak Gazi Mahallesi’nde bayan kuaförlüğü yapmakta. Kendisini ifade etmenin yolu olarak başvurduğu resim, yıllar sonra hayata müdahale etmenin ve olumsuz olana karşı koymanın bir aracı haline gelmiş.

Yunus Emre Mahallesi Derneği’nde resimlerini sergileyen Adalet Erbudak’la sergisi ve neden resme yöneldiği üzerine konuştuk.

Emekçilerin yoğun olduğu bir mahallede resim sergisi açtınız. Bunun sebebi nedir?
Benim sınıf atlamak gibi bir düşüncem yok. Ben onlar gibi yaşıyorum, emekçi biriyim. Bu mahallede neden açtığıma gelince; öncelikle arkadaşlıklarım, dostluklarım burada. İkincisi bizim içimizden doğuyor sanat; ya da sanatçılar bizim içimizden doğuyor. Ama bizim içimizde kalmıyorlar. Daha çok para düşündükleri için. Ben maddi anlamda değil manevi anlamda yola çıkanlardanım. Yaptığım şeyleri kendi insanımızla paylaşmak istedim bu da güzel bir şey, benim için rahatlatıcı bir uğraşı, hem de güzel bir şeyler çıktı. Ben bunu emekçi insanlarla birlikte paylaşalım istedim. Biz buradayız. Yaşamı oluşturan yaşamın lokomotiflerini oluşturan bizler güzel şeylere layığız diye düşünüyorum ve bu güzel şeyleri kendi içimizde oluşturup kendimizle yaşayalım diye düşünüyorum. Başka bir yer değil, Taksim değil ya da başka galerilerde yüksek ücretlerle satışlar değil, satış amacım yok. Ama şu var oralara gitmeyen gidemeyen insanlar var yaşama biçimi olarak, benim belki olanağım var gidebilirim ama bana hitap eden eğlence anlayışı, ya da bir özgürlük anlayışı falan bunlar benim dışımda kalan şeyler. Gerekirse yirmi dört saat mahallenin içinde kalabiliyorum. Benim gibi düşünen, gidemeyen belki fırsat bulamadığı için belki maddi anlamda yoksulluğundan dolayı gidemeyen insanlar var burada.

Bir amacım daha vardı. Mahallemizde çok yoğun yozlaşma söz konusu, sürekli duyuyorum. Ahlaksal boyutta bir yozlaşma var. Uyuşturucu satılan ve içilen, kullanılan bir yer olarak gündeme gelmeye başladı. Ama bu mahallede uyuşturucu kullanmayan, bedenini satmayan emekçi olmanın bilinciyle ve o kültürle yaşayan bizler de varız. O insanları bir araya toplamak, birlikte görmek istedim. Yalnız olmadığımı görmek istedim. Alternatif yaşamların olabileceğini kendimce anlatmaya çalıştım.
Mahallelinin resim sergisine ilgisi nedir?

Açılış gününde yoğundu. O yoğunluğu gördüm ve bir ikincisi de alışık olunmadığını ve böyle bir şeyin mahallede açılmış olmasının sevincini yaşadı insanlar. Bunu paylaştılar benimle, çok hoştu. Yani mahallemizi sevmemiz gerekiyor, dünyayı seviyoruz çünkü. Ben yaşamı seviyorum, dünyayı seviyorum, insanları seviyorum ve burası da dünyanın küçücük bir parçası, burayı seviyorum. Şimdi benim çevremde insanlar var kitap denemeleri yapılıyor, soruyorum; meşhur olursanız, kitaplarınız yayınlanırsa, yüzlere, binlere ulaşırsa mahallede kalmayı düşünüyor musunuz diye. Hayır diyorlar bu mahalle bizim değil, bizim düşlediğimiz mahalle değil. Ben, insanlar düşlerinin peşine gitmek yerine, düşlerini yaşama ve hayata geçirmeli diye düşünüyorum. Bu toplumsal bir sorumluluktur. Çocuklarımız var onlara örnek olabilecek meslekte çalışan insanlar yok çevremizde işte karşı komşumuz avukat, ya da alttaki komşumuz şair tarzında çocuklarımızın örnek alıp da kendileriyle bütünleştirebileceği ve onların ufuklarını açabileceği örnekler yok. Niye, çünkü kalmıyor, oluşan gidiyor. Ekonomik olarak kendine yeterlilik sağlayan gidiyor, meslek olarak kendine yeterlilik sağlayan gidiyor. Ama ben kalmak istiyorum burada. Güzel bir örnek oluşturduk hep beraber.

Emekçilerin çocukları içerisinde resme ilgisi olan çocuklara yönelik herhangi bir çalışmanız var mı?
Benim kafamda sergimle beraber bir proje de oluştu. Çocuklara iş saati dışında ücretsiz ders vermek. Yer bulmak bizim gibi mahallelerde zor değil. Çünkü emekçi insan hayatı olduğu gibi paylaşmayı da biliyor. Onu artık bir dahaki seneye kış eğitim döneminde ücretsiz olarak düşünüyorum.

Son alarak söylemek istediğiniz son bir şey var mı?
Hepimizin içinde güzel duygularımız var, onları dile getirmek için bazen kaleme kağıda dökeriz... Şiir oluyor, roman oluyor, resim oluyor, ya da bir beste oluyor. Gençlerden birinin elinde gitar, birinin elinde saz görebiliyorum burada. Yetenek var. Ama biraz cesaret gerek; onu da sanırım birbirimize öğreteceğiz. Öğreteceğiz bunu ve böylece bir yerden başlangıç olacak.


Deniz Boylu-Şirvan Işık
Evrensel Gazetesi
21/10/06